Seksen altının yazında Adana'da doğmuşum. Annemin anlattığı kadarıyla, çok yavaş konuşurmuşum, ben konuşmaya başladım mı insanlar merakla cümlemin sonunu beklermiş, bazen o son hiç gelmezmiş. Hiç yabancım yokmuş, bana gülümseyen herkesin kucağına atlarmışım. Üzümü, şeftaliyi ve armudu çok severmişim. Küçükken birkaç defa öleceğim tutmuş; ama her defasında kurtarılmışım.

Okulöncesi yıllarımı pek bilmiyorum. Balkondaki salıncakları hatırlıyorum, yemek ve uyku vakti değilse genelde salıncakta olurdum. Kuşlar yesin diye ekmeğimden veya bisküvilerimden birkaç parça pencerenin önüne koyardım. Babamın kalemlerinden aşırıp elime geçen kağıt parçalarının üzerine 'A' yazdığım günler az değil. Onu yazdığımı gördüklerinde diğer harfleri de öğretmeye başladılar. Çok geçmeden okullar başladı ve altı yaşımda okula gönderdiler.

Okula başladığımda 109cm idim, küçüktüm. Kozan'ın bir yerlerinde Aladağ'dan esen fırtınanın sürükleyip zeytin ağaçlarına çarptırabileceği kadar güçsüz. Öğretmenim bana tebliğler dergisinin bir ekini verirdi, onu okurdum. İkinci sınıfın ikinci döneminde okulum değişti. Yeni öğretmenim beni seviyordu ama ben onu sevmemiştim. Yabancı olduğum için sınıftakiler beni oyun takımlarına almamakta epey ısrar ettiler. Üçüncü sınıfta artık sınıftan biriydim, oyunlara beni de alıyorlardı. Dördüncü sınıfta yan sıradaki Mehmet’le öğretmenin söylediğini hangimizin daha hızlı yazacağı üzerine bahse girerdik. Bir defa hile yaptığını gördüm ve ona bağırdım, öğretmenin attığı birkaç tokattan sonra sınıftaki yerim kalıcı olarak değiştirildi.

İngilizce öğrenmeye altıncı sınıfta başladım. Din derslerinden hiç beş alamadım. Yedinci sınıfta girdiğim bursluluk sınavını kaybettim. Sekizinci sınıfta okulum değişti, fena da olmadı. Okulda mayın tarlası oynamayı, msword'de word art eklemeyi, matematik oyununu öğrettiler. Midtown Madness en sevdiğim oyundu, evden kaçar internet kaffede onu oynardım. 2001'de Kadirli Derviş Paşa İlköğretim Okulu'ndan mezun oldum.

Eylül 2001'de lise'ye başladım, bu defa farklı bir şehirde. İlk dersten Hocanın biri ÖSS'ye kaç gün kaldığını hesaplamış bize söylüyordu. Çok çalışmalısınız çocuklar, oralı olmadım. Dersleri bir şekilde verdim ve karnenin yanında bir de belgeyle birinci sınıfı bitirdim. İkinci sınıfta kendimi biraz olsun topladım, derslere daha fazla zaman ayırıyordum. Üçüncü sınıfla birlikte dershaneye de gider oldum. Liseyi okul değiştirmeden bitirdim. Haziran 2004'te Düziçi Atatürk Lisesi'nden mezun oldum.

Eylül 2004'te Harran Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünü kazandım. Birinci sınıfın ilk döneminde bir dersten FD aldım. İkinci dönem bütün dersleri geçtim. İkinci sınıfın ilk döneminde kaldığım dersi de verdim. Ömrümdeki tek zayıfım da o oldu, dersten kalmak neymiş anlayınca bir daha kalmamak için elimden geleni yaptım. Birinci dönemin sonunda arkadaşlarımdan birkaçı okul değiştirdiler, onlar gittiğinde sınıfın tadı kaçmıştı, okulun tadı da öyle. İkinci dönem şehrin de tadı kaçmıştı, katlanmak zorunda değildim. İkinci sınıfın baharında okulumu değiştirmeye karar verdim ve öyle yaptım.

Eylül 2006'da Çukurova Üniversitesi'ne yatay geçiş yaptım ve açık olmak gerekirse üniversiteyi kazanmıştan daha çok sevindim. Sınıfa, okula ve şehre alışmak gibi dertlerim olmadı. Hiçbir şey yabancı değildi. Üçüncü sınıfın son günlerinde tez ödevimi verdiler, yaz tatilinde tez ödevimi bitirdim. Son sınıfta okulu her zamankinden çok sevdim, okulun bitmesini istemiyordum. Haziran 2008'de Çukurova Üniversitesi'nden mezun oldum. 2009'da Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Ortaöğretim Sosyal Alanlar Eğitimi Ana Bilim Dalı Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenliği Bilim Dalı'nda tezsiz yüksek lisans yaptım.